ABD Borsalarında Volatilite Endişesi Artıyor: Yatırımcılar Risklere Odaklandı
ABD'de yükselen enflasyon, Hazine tahvil getirileri ve yapay zeka sektöründeki dalgalanmalar, hisse senedi piyasalarında volatilite endişelerini artırdı. S&P 500 Endeksi'nin yüzde 1'lik düşüş yaşamadan geçirdiği 53 seanslık dönemin ardından bazı yatırımcılar, teknoloji hisselerindeki hareketlerin genel piyasaya yayılması ihtimaline karşı pozisyonlarını artırdı.
ABD hisse senedi piyasalarında enflasyonun hızlanması ve yapay zeka sektöründe yaşanan dalgalanmalar, yatırımcıların volatilite beklentilerini yeniden gündeme taşıdı.
Teknoloji hisselerinde görülen fiyat hareketlerinin daha geniş piyasalara yayılabileceğini değerlendiren bazı yatırımcılar, olası dalgalanmalara karşı pozisyon almaya başladı.
S&P 500 Endeksi, çarşamba gününe kadar yüzde 1 oranında düşüş kaydetmeden 53 işlem seansı geçirdi. Bu süre, Ocak 2020'den bu yana kaydedilen en uzun dönem oldu.
Söz konusu dönemde piyasalardaki volatilite düşük seviyelerde kalırken dalgalanmanın sınırlı ve istikrarlı seyri de dikkat çekti.
Yatırımcıların değerlendirmelerinde, hisse senetleri arasındaki mevcut sektör değişiminin daha geniş kapsamlı satışlara dönüşmesi ve piyasa volatilitesinde artışa yol açması ihtimali öne çıkıyor.
Enflasyon ve tahvil getirileri piyasaları etkiliyor
Büyük hisse senedi endekslerinde sınırlı hareketler görülmesine karşın ABD Hazine tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi, yapay zeka altyapısı şirketleri ve bunlarla bağlantılı bazı sektörlerdeki fiyat dalgalanmalarının artmasına katkıda bulundu.
Makroekonomik gelişmeler de piyasalardaki risk beklentilerinde etkili oluyor.
İran ve Ukrayna'daki savaşların devam etmesiyle yakıt ve gıda fiyatlarında süren enflasyon baskıları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırmasına yönelik beklentileri güçlendiriyor.
Moo Point Capital Management Yönetici Ortağı Jeremy Wien, piyasalardaki mevcut koşullara ilişkin değerlendirmesinde “Makro ortam oldukça kırılgan kalmaya devam ediyor” ifadesini kullandı.
Wien, Cboe Volatilite Endeksi'nin (VIX) piyasalardaki riskleri yeterince yansıtmadığını belirterek “VIX, şu anda olması gerektiğine inandığım ölçüde riski fiyatlamıyordu. Bunun temel nedeni, S&P 500’ün cuma gününe kadar bunu gerektirecek şekilde hareket etmemesiydi” dedi
VIX alım opsiyonlarında pozisyonlar arttı
Cboe Volatilite Endeksi VIX üzerine düzenlenen alım opsiyonları yılın büyük bölümünde düşük fiyatlı görünürken VIX vadeli işlemlerindeki sınırlı hareketler farklı bir maliyet görünümüne işaret ediyor.
Buna göre, volatilitede yükseliş beklentisiyle alınan opsiyonların elde tutulmasının maliyetli olduğu değerlendiriliyor.
VIX'in kendi volatilitesini ölçen ve VVIX olarak adlandırılan Cboe VIX of VIX Endeksi, cuma günü yaşanan yükselişten önce son iki yılın en düşük seviyelerine yakın seyrediyordu. Buna rağmen bazı yatırımcılar, piyasalarda dalgalanmanın artacağı beklentisiyle pozisyon oluşturmaya devam etti.
Bank of America stratejistleri, müşterilerin VIX alım opsiyonu pozisyonlarında son dönemde belirgin artış görüldüğünü açıkladı. Söz konusu pozisyonların 2024 yazında kaydedilen seviyelere yaklaştığı belirtilirken bu gelişme, gelecekteki volatiliteye karşı korunma talebindeki artışa işaret etti.
S&P 500 ve Nasdaq 100 opsiyonları da gündemde
Moo Point Capital Management Yönetici Ortağı Jeremy Wien, volatilite beklentilerine karşı kullanılabilecek yatırım araçlarına ilişkin tercihlerini de paylaştı.
Wien, VIX alım opsiyonları yerine S&P 500 veya Nasdaq 100 Endeksi'ni takip eden QQQ borsa yatırım fonuna ilişkin satım opsiyonlarını tercih edeceğini belirtti.
Wien, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Şu aşamada VIX alım opsiyonları yerine S&P 500 veya Nasdaq 100’ü takip eden QQQ ETF satım opsiyonlarını tercih ederim”
ABD piyasalarında yatırımcıların pozisyonlanmasında enflasyon gelişmeleri, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler ve teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar etkili olmaya devam ediyor.