ABD’de Tüketici Harcamaları Gelir Artışını Geride Bıraktı
ABD’de gelir artışı, tüketici harcamalarının gerisinde kalmaya devam ediyor. Bu durum hanehalkının tasarruflarını kullanmasına yol açarken, güçlü talebin sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
ABD’de tüketiciler, gelir artışlarının sınırlı kalmasına rağmen harcamalarını artırmayı sürdürüyor. Son veriler, hanehalkının tasarruflarını kullanarak talebi canlı tuttuğunu, ancak bu eğilimin uzun vadede risk oluşturabileceğini gösteriyor.
Ekonomik Analiz Bürosu verilerine göre, kasım ayında enflasyondan arındırılmış tüketici harcamaları geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,6 artış kaydetti. Buna karşılık kullanılabilir kişisel gelirler, 2022’den bu yana en düşük artışı göstererek yalnızca yüzde 1 yükseldi. Bu gelişmeyle birlikte tasarruf oranı son üç yılın en düşük seviyesine geriledi.
İşgücü piyasasında görülen yavaşlama ile birlikte ücret artış hızının düşmesi, enflasyonun yüksek seyriyle birleşerek hanehalkı bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı. Ekonomistler, bu tablonun tüketicileri birikimlerini harcamaya veya borçlanmaya yönelttiğine dikkat çekiyor.
EY-Parthenon Baş Ekonomisti Gregory Daco, gelir artışının harcamaların gerisinde kalmasının sürdürülebilir olmadığını belirterek, birçok ailenin geçimlerini sağlamak için tasarruflarını kullanmak zorunda kaldığını ifade etti.
Öte yandan bazı ekonomistler, güçlü tüketim artışının daha çok varlıklı hanehalkları tarafından desteklendiğini vurguluyor. Borsa kazançlarının etkisiyle bu kesimin harcamalarını sürdürdüğü, ancak genel tablo açısından risklerin devam ettiği belirtiliyor.
Wells Fargo ekonomistleri, bu yıl yapılması beklenen vergi iadelerinin harcamaları destekleyebileceğini belirtirken, Daco bu kaynakların borç ödeme ve tasarruf yenilemede kullanılması halinde tüketimi canlandırmayabileceğini kaydetti.
Citigroup ekonomisti Veronica Clark ise işgücü gelirindeki yavaşlama ve düşük tasarruf oranı nedeniyle, önümüzdeki dönemde tüketici harcamalarında ivme kaybı yaşanabileceğini öngördü.