Bakan Şimşek'ten Londra Temaslarında 2026 Ekonomi Görünümü
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’daki yatırımcı toplantılarında 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 19 seviyesinde öngörüldüğünü, büyümenin ise yüzde 3,8 olmasının beklendiğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcılarla yaptığı temaslar tamamlandı. Şimşek, toplantılarda dezenflasyon sürecinin kalıcı temellere dayandığını vurgularken, 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 13-19 bandında, büyümenin ise yüzde 3,8 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini yatırımcılarla paylaştı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Londra’da 20 ayrı toplantı düzenlendi. Bu toplantılarda fon büyüklüğü 58 milyar doları aşan, önde gelen kurumsal yatırım kuruluşlarından 500’ün üzerinde yatırımcıyla bir araya gelindi.
Ayrıca Londra temasları kapsamında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch Ratings’in üst düzey yöneticileriyle de görüşmeler gerçekleştirildi.
2026 yıl sonu enflasyon beklentisi
Şimşek’in sunumunda, Türkiye ekonomisinde enflasyondaki düşüşün geçici olmadığı vurgulandı. Sıkı para politikası duruşu, mali disiplin, gelir politikaları ile konut, gıda ve enerji alanında uygulanan arz yönlü tedbirlerin dezenflasyon sürecini desteklediği ifade edildi.
2023’ten bu yana enflasyon oranında belirgin bir gerileme yaşandığını belirten Şimşek, 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 13 ila 19 aralığında öngörüldüğünü açıkladı. 2025 için yüzde 25,49 olarak belirlenen yeniden değerleme oranına ilişkin 2026 tahmininin de yüzde 19 olduğu paylaşıldı.
Konut, gıda ve eğitim fiyatları öne çıktı
Sunumda deprem bölgesinde tamamlanan ve yapımı süren konutlar, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm yatırımlarının konut arzını artırarak kira enflasyonunu sınırladığına dikkat çekildi. Kiraların büyük ölçüde konut fiyatlarını yakaladığı belirtildi.
Özel okul ücretlerinde kurala bağlı fiyatlama ve tavan uygulamalarıyla eğitim enflasyonunun kontrol altına alınmasının hedeflendiği ifade edildi. Tarımda don ve kuraklık riskinin 2026 için düşük olduğu, bunun gıda fiyatları açısından olumlu bir görünüm sunduğu aktarıldı. Tarımsal sulama, havza bazlı üretim, tedarik zinciri ve lojistikteki iyileşmelerin de gıda enflasyonunu yavaşlatacağı vurgulandı.
Cari denge ve dış finansman görünümü
Yerli petrol ve doğalgaz üretimindeki artış, yeşil dönüşüm yatırımları, hizmet ihracatındaki güçlü seyir ve sanayi politikalarıyla değer zincirinde yukarı çıkışın cari dengeyi kalıcı biçimde iyileştirdiği ifade edildi.
Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla gerilediği, ihracatta dış talebin ana belirleyici olmaya devam ettiği ve rekabet gücünde yaygın bir bozulma olmadığı belirtildi.
Büyüme, istihdam ve finansal istikrar
Sunumda büyümenin ılımlı bir patikada seyrettiği, 2026 yılında büyümenin yüzde 3,8 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi. İşsizliğin yüzde 8,6 ile düşük seviyelerde olduğu, verimlilik artışının yeniden hız kazandığı ifade edildi.
Finansal istikrar başlığında ise rezerv yeterliliğindeki iyileşme, kur korumalı mevduattan çıkış, bankacılık sektöründe güçlü sermaye yapısı ve şirketlerin döviz pozisyonundaki toparlanma öne çıkarıldı. Türkiye’nin jeopolitik konumu, savunma sanayi kapasitesi, bölgesel entegrasyon projeleri ve lojistik koridorlardaki rolünün yatırımcılar açısından önemli olduğu vurgulandı.