Bakır, Son Yılların En Güçlü Yıllık Yükselişlerinden Birini Kaydetti

Yayınlama: 01.01.2026 12:51:00 Güncelleme: 01.01.2026 13:03:46

Bakır fiyatları, Fed’in faiz indirimleri, doların zayıflaması ve küresel arz endişeleriyle 2025 yılında yüzde 41,9 yükselerek son yılların en güçlü performansını sergiledi.

Bakır, Son Yılların En Güçlü Yıllık Yükselişlerinden Birini Kaydetti

Bakır fiyatları, 2025 yılında küresel para politikaları ve arz kaynaklı gelişmelerin etkisiyle güçlü bir yükseliş sergiledi. Bakırın libresi yıl genelinde yüzde 41,9 artış göstererek son yılların en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Emtia piyasalarında kıymetli metallerle birlikte baz metallerde de sert yükselişler görülürken, bakır bu artışta öncü rol üstlendi.

Fiyatlardaki yükselişte, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine başlaması, reel faizlerin gerilemesi ve doların küresel çapta zayıflaması belirleyici oldu. Bu gelişmeler, yatırımcıların emtiaya yönelmesini desteklerken bakır talebini de güçlendirdi.

Bakır fiyatları, 2025 boyunca aynı zamanda ticaret politikalarına ilişkin gelişmelerden etkilendi. Donald Trump’ın temmuz ayında bakır ithalatına yüzde 50 gümrük tarifesi uygulanacağını açıklamasının ardından bakırın libresi 5,92 dolar ile rekor seviyeye yükseldi. Daha sonra bazı rafine bakır ürünlerinin bu tarifelerin dışında tutulabileceğine yönelik haberlerle fiyatlar 4,31 dolar seviyesine kadar gerilese de, arz endişelerinin yeniden öne çıkmasıyla yıl 5,64 dolar seviyesinde tamamlandı.

Arz endişeleri fiyatları destekledi

Bakır piyasasında arz tarafındaki riskler de yükselişi hızlandıran unsurlar arasında yer aldı. ABD merkezli Freeport McMoRan’a ait Endonezya’daki Grasberg madeninde meydana gelen kaza, küresel bakır arzına yönelik kaygıları artırdı. Grasberg madeni dünya bakır arzının yaklaşık yüzde 3,2’sini oluştururken, Freeport’un toplam bakır üretiminin yüzde 70’inden fazlasını karşılıyor.

Yapay zeka ve yeşil enerji talebi öne çıktı

Bakır fiyatları, özellikle Çin’den gelen güçlü taleple desteklenirken, tarife endişeleri nedeniyle ABD’ye yönelen bakır akışı da küresel arz sıkışıklığına ilişkin riskleri artırdı. Yeşil enerji yatırımları, elektrikli araç üretimi ve küresel elektrik şebekelerinin yenilenmesi bakıra olan talebi canlı tutan başlıca faktörler arasında yer aldı.

Ayrıca yapay zeka yatırımlarındaki artış, veri merkezleri ve altyapı projeleri üzerinden bakır talebini destekledi. Küresel büyüme beklentilerindeki kısmi iyileşme ve savunma sanayisinde bakır kullanımının artması da fiyatları yukarı yönlü etkileyen diğer unsurlar olarak öne çıktı.

Analistler, Çin ekonomisine yönelik belirsizliklere rağmen ABD, Avrupa ve Hindistan kaynaklı talebin 2026’da da güçlü kalabileceğine işaret ederken, bakır piyasasında arz-talep dengesinin yakından izlenmeye devam edeceğini belirtiyor.