BIST 30 İlk Çeyrekte Dünya Borsaları Arasında İlk 10'a Girdi
Borsa İstanbul’un en büyük şirketlerini kapsayan BIST 30 endeksi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,77 değer kazanarak küresel ölçekte en çok yükselen borsalar arasında ilk 10’a girdi. Dolar bazında da yüzde 14,7 artış sağlayan endeks, jeopolitik gerilimlere rağmen pozitif ayrıştı.
Yurt içi pay piyasaları, mart ayında Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin yarattığı baskıya rağmen, yılın ilk çeyreğinde yakaladığı pozitif havayı korumayı başardı. Özellikle büyük ve likiditesi yüksek şirketlerden oluşan BIST 30 endeksi, bu performansıyla küresel piyasalarda öne çıktı.
BIST 30’dan çift haneli getiri
2025 yılını 12.223,61 puandan kapatan BIST 30, 2026’nın ilk çeyreğini 14.518,03 puandan tamamladı. Böylece endeks, üç aylık dönemde yatırımcısına yüzde 18,77 oranında kazanç sağladı. Dolar bazında ise getiri yüzde 14,7 oldu. Bu rakamlarla BIST 30, dünyada referans kabul edilen endeksler arasında en fazla yükselen ilk 10 borsa arasına girdi.
Aynı dönemde ABD’nin New York borsasındaki ana endeksler başta olmak üzere, Asya ve Avrupa’da işlem gören endekslerin çoğunluğu değer kaybetti. BIST 30 ise bu tablonun tam tersine yatırımcısının yüzünü güldürdü.
BIST 100 de yükseldi, tarihi zirve gördü
Daha geniş tabanlı BIST 100 endeksi de ilk çeyrekte yüzde 13,6 artarak 12.790,98 puana çıktı. Endeks, ocak ayında yüzde 22,9’luk sıçrayışla Kasım 2022’den bu yana en iyi aylık performansını kaydetti. Şubat ayında ise yabancı yatırımcı girişlerinin sürmesi ve Merkez Bankası’nın rezervlerini artırmaya devam etmesiyle BIST 100, 14.532,67 puana ulaşarak tarihi zirvesini yeniledi. Dezenflasyon sürecine ilişkin güçlü mesajlar da alıcılı seyri destekledi.
Küresel piyasalarda mart ayında sert satış baskısı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu gerilimi, mart ayında küresel piyasalarda sert satış baskısına yol açtı. Bölgedeki jeopolitik riskler nedeniyle küresel piyasaların toplam değeri son bir ayda yaklaşık 14 trilyon dolar azaldı.
İran’ın, dünya enerji arzının kritik geçiş noktası Hürmüz Boğazı’nı hedef alması, petrol fiyatlarında yükselişi tetikledi. Bu durum küresel enflasyon görünümünü ve merkez bankalarının para politikalarını doğrudan etkiledi.
Başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere küresel merkez bankalarının olası şahin adımlarına ilişkin endişeler varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Dolar diğer para birimleri karşısında güçlenirken, tahvil piyasalarında satışlar yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,49’a yükselerek Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Dolar endeksi ise 100 seviyesindeki güçlü seyrini sürdürdü.
TCMB’den likidite adımı
Yurt içinde ekonomi yönetiminin hızlı pozisyonlanma ve etkili önlem geliştirme kapasitesi, küresel dalgalanmalara karşı görece dirençli bir görünüm oluşmasına katkı sağladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal piyasalardaki gelişmeleri göz önünde bulundurarak önlemler almaya devam ediyor. Bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemlerine başlandı. Bu adımla hem kredi hem de faiz tarafında oynaklığın önlenmesi, Türk lirası üzerindeki baskının hafifletilmesi hedefleniyor.
Söz konusu uygulama, bankacılık sistemindeki TL likiditesini desteklemesi ve döviz rezervlerini güçlendirmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Yabancı yatırımcıdan hisse alımı
TCMB verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler 27 Mart haftasında 137,1 milyon dolarlık hisse senedi alırken, 1,37 milyar dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 78,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.