Borsa İstanbul'dan Savaş Döneminde Dikkat Çeken Ayrışma

Yayınlama: 04.05.2026 17:20:00 Güncelleme: 04.05.2026 17:21:42

Küresel piyasalarda savaş ve jeopolitik riskler etkisini sürdürürken, Borsa İstanbul Nisan ayında yatırımcısına yüzde 12,91 kazandırarak pozitif ayrışma sergiledi. Türkiye, savaş ortamında yatırımcı nezdinde güvenli limanlardan biri haline geldi.

Borsa İstanbul'dan Savaş Döneminde Dikkat Çeken Ayrışma

 

Küresel piyasalarda savaş ve jeopolitik risklerin etkisi sürerken, Borsa İstanbul dikkat çeken bir pozitif ayrışma sergiliyor.

Nisan ayında yatırımcısına yüzde 12,91 kazandıran Borsa İstanbul, küresel piyasalardan olumlu yönde ayrıştı.

Colendi Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı Sadullah Çalışır, CNBC-e'ye yaptığı değerlendirmede, savaşın piyasalara ilk etkisinin "riskten kaçış" olduğunu vurguladı.

Yılın başında güçlü seyreden küresel endekslerin savaşla birlikte yüzde 10'a yaklaşan kayıplar yaşadığını belirten Çalışır, ateşkes beklentisiyle birlikte ABD, Türkiye ve gelişmekte olan piyasalarda V tipi hızlı bir toparlanma görüldüğünü ifade etti.

Türkiye borsası neden ayrıştı?

Çalışır, Borsa İstanbul'un bu süreçte öne çıkmasının arkasında birden fazla dinamik bulunduğunu söyledi:

  • Türkiye'nin çatışma sürecinin dışında kalması
  • Ekonomi yönetiminin koordineli adımlarıyla kur tarafında stres yaşanmaması
  • Enerji arzı konusunda Avrupa'ya kıyasla daha avantajlı bir konumda olunması

Ayrıca yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden canlanması ve düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirilmesi de piyasayı destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

"Güvenli liman" mı, göreceli avantaj mı?

Çalışır'a göre Borsa İstanbul'un performansı "en güvenli piyasa" olduğu anlamına gelmiyor. Ancak bölgesel rakiplerine kıyasla daha güçlü bir görünüm sunduğu açık. Bu ayrışma, özellikle jeopolitik risklerin yoğunlaştığı dönemlerde Türkiye'yi yatırımcı açısından alternatif bir merkez haline getiriyor.

Yabancı ilgisi geri mi dönüyor?

Son dönemde yabancı yatırımcıların Türk hisse senetlerine yönelik ilgisinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. 2018'den bu yana net satıcı konumunda olan yabancıların, 2025 itibarıyla yeniden sınırlı da olsa alıma geçmesi ve bu eğilimin devam etmesi, piyasa açısından kritik bir kırılım olarak değerlendiriliyor.

Sektörel ayrışma belirginleşti

Savaşın etkisiyle sektörler arasında da net bir ayrışma oluştu:

  • Güçlü performans: Enerji, savunma ve petrokimya hisseleri
  • Baskı altında kalanlar: Bankacılık, gayrimenkul ve havacılık sektörleri

Çalışır, savunma sanayi tarafında artan siparişler ve küresel talebin şirketlerin büyüme hikayesini desteklediğini belirtti. Aselsan'ın momentumunu sürdürdüğünü, ihracat oranını artırdığını ve kapasitesini büyüttüğünü ifade etti. TUPRS ve PETKM'de ise enerji fiyatlarındaki değişimlerin operasyon marjlarını pozitif etkilediğini söyledi.

Barış senaryosu yeni bir hikaye yazabilir

Çalışır'a göre piyasalarda mevcut ateşkes ortamı büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Ancak kalıcı bir barış senaryosu, yalnızca Türkiye için değil küresel piyasalar için de yeni bir pozitif dalga yaratabilir.

Bu durumda özellikle bankacılık ve gayrimenkul sektörlerinde güçlü bir toparlanma potansiyeli öne çıkarken, enerji fiyatlarındaki olası geri çekilme, Türkiye ekonomisi açısından dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlayabilecek.

Etiketler :