Borsa Neden Bu Kadar Sert Düştü? İşte Satış Dalgasının Arkasındaki Nedenler

Yayınlama: 16.09.2026 19:56:00 Güncelleme: 16.09.2026 19:58:16

BIST 100 endeksi yüzde 5’in üzerinde düşerek 13.122 puana geriledi. Fon piyasasındaki likidite sorunu, yüksek faizler, petrol fiyatları ve küresel satış baskısı düşüşte öne çıktı.

Borsa Neden Bu Kadar Sert Düştü? İşte Satış Dalgasının Arkasındaki Nedenler

Borsa İstanbul’da satışlar 16 Eylül’de sertleşirken BIST 100 endeksi yüzde 5’in üzerinde değer kaybederek günü 13.122 puandan tamamladı. Endeksteki bir haftalık kayıp yüzde 10’a yaklaşırken satışların arkasında fon piyasasında yaşanan likidite sıkıntısı, yüksek TL faizleri, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel piyasalardaki riskten kaçış eğilimi öne çıktı.

BIST 100’de kayıp yüzde 5’i aştı

Borsa İstanbul’da sert satışların etkisiyle BIST 100 endeksi günü 13.122 puandan kapattı.

Endeksin son zirvesini 9 Eylül’de yaklaşık 14.700 puanda görmesinin ardından bir haftalık değer kaybı yüzde 10’a yaklaştı.

Satışların hızlanması nedeniyle Borsa İstanbul’da endekse bağlı devre kesici sistemi de devreye girdi ve işlemlere geçici olarak ara verildi.

Bankacılık endeksinde kayıp yüzde 4’ü aşarken mali ve bilişim endekslerinde düşüş yüzde 5’in üzerine çıktı. Finansal kiralama ve faktoring şirketlerindeki kayıplar ise yüzde 9’u aştı.

Fon piyasasındaki gelişmeler satışları artırdı

Borsadaki düşüşün Türkiye kaynaklı başlıklarından biri yatırım fonlarında yaşanan gelişmeler oldu.

Pusula Portföy, kurucusu olduğu bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu açıklamıştı.

Fonlardan parasını çekmek isteyen yatırımcıların artmasıyla birlikte likidite ihtiyacının karşılanması amacıyla portföylerdeki hisselerin satılması, piyasadaki satış baskısını artıran faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

BIST 30 hisselerine de satış geldi

GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu’na göre fonlardan çıkışların artması, özellikle kaldıraç kullanan fonların likidite oluşturmak amacıyla BIST 30 hisselerinde de satış yapmasına neden oldu.

Fon piyasasına yönelik olumsuz algının diğer fonlardaki yatırımcıları da para çekmeye yöneltmesi, satışların daha geniş bir alana yayılmasına yol açtı.

Bu durum başlangıçta belirli hisselerde görülen satışların büyük ve likit şirketlere de taşınmasına neden oldu.

Yüksek faiz borsaya alternatif oluşturuyor

A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, Borsa İstanbul’un küresel piyasalardan negatif ayrışmasında iç dinamiklerin de etkili olduğunu belirtti.

Yüksek TL faizlerinin hisse senedi yatırımlarına güçlü bir alternatif oluşturması, borsaya yönelik talebi sınırlayan faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

Merkez Bankası’nın hızlı faiz indirimlerine gideceği beklentisinin zayıflaması da hisse senetleri üzerinde baskı yaratıyor.

Şirketlerin kârlılık görünümü de baskı yaratıyor

Borsadaki satışların bir diğer nedeni olarak şirketlerin reel kâr görünümündeki zayıflama gösteriliyor.

Endeks değerleme çarpanları açısından düşük görünebilse de şirketlerin serbest nakit akışları ve özsermaye kârlılıklarının aynı ölçüde güçlü olmaması yatırımcı iştahını sınırlıyor.

Yabancı yatırımcı payının görece düşük olması da yerli fonlardan ve kredili yatırımcılardan gelen satışları karşılayabilecek güçlü alıcı kitlesinin oluşmasını zorlaştırabiliyor.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye’yi olumsuz etkiliyor

Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim ve küresel enerji arzına ilişkin endişeler petrol fiyatlarını yukarı taşıdı.

Enerji ithalatçısı olan Türkiye açısından yüksek petrol fiyatları cari denge ve enflasyon görünümü üzerinde ilave risk oluşturuyor.

TCMB Başkanı Fatih Karahan da enerji kaynaklı şokların ücretler ve fiyatlama davranışları üzerinden enflasyon baskısını daha kalıcı hale getirebileceğine dikkat çekti.

Küresel piyasalarda da satış baskısı var

Borsa İstanbul’daki düşüş yalnızca Türkiye kaynaklı gelişmelerle sınırlı değil.

ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin değerlemelerine ilişkin endişeler ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler küresel piyasalardaki risk iştahını da düşürüyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 seviyesine ulaşması ve 30 yıllık faizin yüzde 6’ya yaklaşması, yatırım ve şirket finansman maliyetlerine ilişkin endişeleri artırıyor.

Borsadaki düşüş sistemik risk yaratır mı?

GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu, mevcut gelişmelerin yatırımcılar açısından kayıplara yol açabileceğini ancak bu aşamada Türkiye ekonomisi için sistemik bir risk oluşturduğunu düşünmediğini belirtti.

Kırıkoğlu’na göre bankacılık sisteminde sermaye veya likidite problemi, yaygın kredi geri çağırmaları ya da şirketlerin borçlarını ödeyememesi gibi gelişmeler görülmediği sürece borsadaki kayıpların doğrudan sistemik finansal krize dönüşmesi beklenmiyor.