Citi: TL Tahvillerinde Kur Riski Primi 16 Yılın Zirvesine Yaklaştı
Citi, para politikasındaki normalleşmeyle birlikte iki yıllık TL tahvillerindeki kur riski priminin haziran ayında yüzde 12,6'ya yükseldiğini açıkladı. Raporda, yatırımcıların kontrollü kur rejiminin sürdürülebilirliğini fiyatladığı ve mevcut tahvillerin kur riskine karşı geniş bir koruma sunduğu belirtildi.
Citi Research, Türkiye'ye ilişkin yayımladığı analizde para politikasındaki normalleşmeyle birlikte iki yıllık TL tahvillerindeki kur riski priminin haziran ayında yüzde 12,6 seviyesine yükseldiğini bildirdi. Rapora göre bu oran, 2010 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeler arasında yer alıyor.
Ekonomistler İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan raporda, iki yıllık devlet tahvillerinin getirisi ile Türkiye'nin dolar cinsi Eurobond getirileri arasındaki fark analiz edilerek kur riski primi hesaplandı.
Kontrollü kur politikası yatırımcı davranışını etkiliyor
Raporda, 2010-2017 döneminde ortalama yüzde 1 seviyesinde bulunan kur riski priminin, düşük faiz politikasının uygulandığı 2021-2023 döneminde negatife döndüğü hatırlatıldı. Para politikasındaki normalleşmenin ardından ise primin yeniden hızla yükseldiği belirtildi.
Analizde dikkat çekilen bir diğer unsur ise kontrollü kur politikasının oluşturduğu "peso problemi" oldu. Buna göre yatırımcıların yalnızca kurdaki günlük hareketleri değil, mevcut kur rejiminin sürdürülebilirliği ve olası ani düzeltme riskini de fiyatladığı ifade edildi.
TL tahvillerinin sunduğu kur korumasına dikkat çekildi
Citi'ye göre iki yıllık TL tahvilleri yatırımcılara kur riskine karşı önemli bir tampon sağlıyor. Raporda, TL tahvil yatırımının Türkiye'nin dolar cinsi Eurobond getirilerinin gerisinde kalabilmesi için liranın yıllık ortalama yüzde 33 civarında değer kaybetmesi ve 2028 ortalarında dolar kurunun yaklaşık 82 lira seviyesine ulaşması gerektiği hesaplandı.
Raporda, kur riski priminin kalıcı şekilde gerileyebilmesi için dezenflasyon sürecinin güçlenmesi ve kontrollü kur rejiminden çıkışa yönelik güven veren bir stratejinin oluşturulmasının önem taşıdığı vurgulandı.