Emeklilikte Erken Sigorta Girişi Tek Başına Yeterli Sayılmadı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, adına düzenlenmiş bir sigorta işe giriş bildirgesi bulunsa bile, prim ödemesi ve bordro kaydı olmayan kişilerin bu belgeye dayanarak emeklilik başlangıç tarihini geriye çekemeyeceğine hükmetti.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, emeklilik başlangıç tarihinin tespitine ilişkin önemli bir karara imza attı. Kararda, sigortalılık süresinin başlangıcının yalnızca işe giriş bildirgesine dayanılarak belirlenemeyeceği, fiilî çalışmanın açık ve güçlü delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulandı.
Dosyaya konu olayda M.R., 16 Şubat 1992 tarihinde Çanakkale’de faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmaya başladığını, aynı tarihte adına sigorta işe giriş bildirgesi düzenlendiğini belirterek bu tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Çanakkale İş Mahkemesi’ne başvurdu.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, söz konusu döneme ait prim bildirgeleri ve bordro kayıtlarının bulunmadığını belirterek, tek başına işe giriş bildirgesinin sigortalılık başlangıcı için yeterli olmadığını savundu ve davanın reddini istedi.
Çanakkale İş Mahkemesi, davacının en az bir gün sigortalı çalıştığı kanaatine vararak sigorta başlangıç tarihini 16 Şubat 1992 olarak kabul etti. SGK’nın istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi de yerel mahkeme kararını yerinde buldu.
SGK’nın temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işe giriş bildirgesinin tek başına sigortalılık başlangıcını ispatlamaya yetmeyeceğini, fiilî çalışmanın somut, açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Gazetesi’nden Gamze Erdoğan’ın haberine göre, Yargıtay kararında ilgili döneme ait bordroların bulunmadığına, dinlenen tanığın davacıyı hatırlamadığına ve komşu iş yerlerine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığına dikkat çekildi. Sosyal güvenlik davalarında resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu hatırlatıldı.
Bozma gerekçesinde; SGK, belediye, zabıta, maliye, meslek odaları ve muhtarlıklar aracılığıyla iş yerine komşu iş yerlerinin ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiği belirtildi. Aynı dönemde çevrede çalıştığı tespit edilebilecek kayıtlı çalışanlar ile iş yeri sahiplerinin dinlenerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresinin netleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırdı, ilk derece mahkemesi kararını bozdu ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderdi.