Güneş ve Rüzgar Enerjisi Kapasitesi 2025'te Zirve Yaptı

Yayınlama: 20.03.2026 12:04:00 Güncelleme: 20.03.2026 12:10:15

Küresel güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi 2025’te 814 gigavata ulaşarak rekor kırdı. Toplam kurulu güç 4 bin 174 gigavata çıktı.

Güneş ve Rüzgar Enerjisi Kapasitesi 2025'te Zirve Yaptı

Dünyada yenilenebilir enerji yatırımları hız kesmeden devam ediyor. 2025 yılında devreye alınan güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi 814 gigavata ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in verilerine göre, bu artış bir önceki yıla göre yüzde 17 büyümeye işaret ederken, toplam kurulu güç 4 bin 174 gigavata ulaştı.

Kapasite artışında güneş enerjisi öne çıktı

Geçen yıl devreye alınan kapasitenin büyük kısmını 647 gigavat ile güneş enerjisi oluşturdu. Bu alanda yıllık artış yüzde 11 olurken, toplam kurulu güç 2 bin 900 gigavata yükseldi.

Rüzgar enerjisinde ise 167 gigavatlık yeni kapasite devreye alındı. Bu artış yıllık bazda yüzde 47’ye ulaşırken, toplam kurulu güç 1300 gigavata çıktı.

Enerji maliyetlerinde denge etkisi

Yeni kapasitenin yıllık yaklaşık 1046 teravatsaat elektrik üretimi sağladığı hesaplanıyor. Bu üretim, küresel ölçekte gazdan elde edilen elektriğin önemli bir bölümünü ikame edebilecek düzeyde bulunuyor.

Ember Enerji Stratejisti Kingsmill Bond, verilere ilişkin değerlendirmesinde, Orta Doğu'daki gerilimin sürmesinin, ithal petrol ve gaza bağımlılığın risklerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Güneş, rüzgar ve bataryalar, ithalatçı ülkelere daha ucuz, daha hızlı devreye alınabilen ve jeopolitik bağımlılıklar taşımayan gerçek bir enerji güvenliği yolu sunuyor" ifadesini kullandı.

Ember Veri Analisti Leonard Heberer de güneş enerjisinin büyüme ölçeği ve hızının elektrik sektöründe daha önce benzeri görülmemiş seviyede olduğuna işaret ederek, "Rüzgar kapasitesindeki hızlanan artışla bu teknolojiler, küresel elektrik arzının omurgası olma yolunda ilerliyor. Ölçek büyüdükçe enerji bağımsızlığını güçlendirecek, kırılgan fosil yakıt tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azaltacak ve tüketicileri jeopolitik istikrarsızlığın tetiklediği fiyat artışlarından korumaya yardımcı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.