Halka Arz Fiyatındaki İskonto Gerçekten Avantaj mı?
Halka arzlarda iskonto oranı yatırım için tek kriter değil. Ekonomim yazarı Ruhi Sanyer, fiyat tespit raporu kadar fon kullanım raporunun da incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Ruhi Sanyer'in analizine göre halka arzlarda yatırımcıların en sık yaptığı hata, yalnızca iskonto oranına odaklanmak. Şirketin fon kullanım planı, büyüme stratejisi ve finansal projeksiyonları uzun vadeli performans açısından daha büyük önem taşıyor.
İşte o yazının tamamı:
Halka arzın sihirli rakamı fiyat iskontosu değil
Halka arzların en çok duyulan cümlesidir: “Fiyat tespit raporunda yüzde 30 iskonto var.” Bu ifadeyi gören birçok yatırımcı da doğal olarak aynı sonuca varır: Demek ki hisse ucuz. Oysa borsada hiçbir denklem bu kadar basit işlemez.
Son dönemde halka açılanların fiyat tespit raporlarına bakıldığında, neredeyse tümünde şirket değerine göre yüzde 20-35 arasında iskonto uygulandığı görülüyor. Kâğıt üzerinde hepsi cazip gibi. Ancak borsa performansları aynı tabloyu yansıtmıyor. Benzer iskonto oranlarıyla halka açılanların bazıları hemen arz fiyatının üzerine çıkarken, bazıları daha ilk günden yatırımcısını üzdü. Demek ki iskonto, tek başına yatırım kararını belirleyecek bir ölçü olmamalıymış.
Çünkü iskonto, hisse fiyatının mutlak yükseleceğinin garantisi değil. O oran, varsayımların kullanıldığı bir değerleme çalışmasının sonucu. Varsayımlar değiştiğinde şirket değeri de değişir. Üstelik borsa yalnızca matematikle değil, beklenti ve psikolojiyle de hareket eder. Şirketin büyüme potansiyeli, kârlılığı, sektörü, halka açıklık oranı ve piyasa koşulları çoğu zaman iskonto oranından daha belirleyici olur.
Bu nedenle bilinçli yatırımcı Fiyat Tespit Raporu’nun son sayfasındaki iskonto oranına değil, satır aralarına bakar: Şirket hangi varsayımlarla değerlenmiş, gelir projeksiyonları ne kadar gerçekçi, en önemlisi de halka arzdan elde edilecek kaynak nerede kullanılacak? Asıl cevap aranması gereken soru budur.
Yatırım içerikleri paylaşan Etre Finans'ın X hesabındaki şu değerlendirme ise dikkat çekici:
“Halka arz fiyatındaki o meşhur iskonto, yatırımcıya verilmiş bir hediye değildir. Yatırımcının şirketi tanımamasından doğan bilgi eksikliğini dengeleyen bir teşvik ve satışı kolaylaştıran bir pazarlama unsurudur.”
Bu görüş tartışılabilir. Ancak bu tartışma yatırımcının yalnızca iskonto oranına odaklanmasının doğru olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.
Bu yüzden “Fon Kullanım Yeri Raporu” da en az fiyat tespit raporu kadar dikkatle incelenmeli. Kaynağın yeni yatırımlara, kapasite artırımına, teknolojiye veya ihracata ayrılması şirketin büyüme iradesini gösterir. Buna karşılık fonun önemli bölümü banka kredilerini kapatmaya gidecekse, halka arzın amacı daha dikkatli sorgulanmalı.
Kısacası halka arzlarda sihirli rakam inandırılmaya çalışıldığımız gibi iskonto oranı değil. Borsada kazandıran, fiyat tespit raporundaki iskonto değil; şirketin gelecekte yaratacağı gerçek değerdir.