Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Faiz Ödemelerine İlişkin Açıklama

Yayınlama: 17.02.2026 16:15:00 Güncelleme: 17.02.2026 16:28:22

Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocakta görülen yüksek faiz ödemesinin ani faiz artışından değil, geçmişte ihraç edilen TÜFE’ye endeksli tahvillerin vade ödemelerinden kaynaklandığını bildirdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Faiz Ödemelerine İlişkin Açıklama

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda ocak ayına ilişkin faiz ödemeleriyle ilgili yapılan değerlendirmeler üzerine yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, söz konusu dönemde gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan ya da program dönemindeki faiz yükselişlerinden kaynaklanmadığı belirtildi.

TÜFE’ye endeksli tahviller vurgusu

Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin büyük bölümünün, yaklaşık 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluştuğu ifade edildi.

Bu tür tahvillerde kupon oranlarının düşük olduğu, ancak yıllar içinde gerçekleşen enflasyonun anaparaya eklendiği ve biriken enflasyon farkının vade tarihinde toplu olarak ödendiği hatırlatıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Ocak ayındaki artış, mevcut faiz oranlarında ani yükselişten değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasından kaynaklanmıştır."

Son yıllardaki yüksek enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici artış görüldüğü aktarılan açıklamada, bu durumun yapısal bir faiz yükü değişiminden ziyade geçmişte biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel etkilerinden kaynaklandığı belirtildi.

Dezenflasyon süreciyle normalleşme beklentisi

Bakanlık, dezenflasyon sürecinin güçlenmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğini kaydetti.

Buna göre faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026’da yüzde 3,5’e, Orta Vadeli Program sonunda ise yüzde 3,3’e gerilemesi öngörülüyor.

Ayrıca faiz harcamalarının vergi gelirlerine ve merkezi yönetim toplam harcamalarına oranında da kademeli düşüş beklendiği ifade edildi. Kamu borçlanma stratejisinin ihtiyatlı ve sürdürülebilir çerçevede yürütüldüğü, TÜFE’ye endeksli uzun vadeli tahvil ihraçlarının kademeli azaltıldığı ve 2024 itibarıyla bu tür ihraçlara son verildiği bildirildi.