İSO'dan ABD'nin Yeni Gümrük Vergilerine Tepki
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD'nin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni gümrük vergilerinin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini rakip ülkelere karşı dezavantajlı duruma düşürdüğünü belirterek düzenlemenin adil rekabet ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO), ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni gümrük vergisi düzenlemesinin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ABD pazarındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyeceğini bildirdi.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'den ABD'ye ihraç edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere mevcut en çok kayrılan ülke vergilerine ek olarak yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasının Türk üreticileri ve ihracatçıları üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturacağını ifade etti.
Bahçıvan, "Asıl sorun, Türk sanayisinin rakip ülkeler karşısında sistematik biçimde dezavantajlı hale getirilmesidir" dedi.
Toplam vergi yükü yüzde 30'a çıkabilir
Bahçıvan, aynı düzenleme kapsamında Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelere ilave vergi oranlarında indirim sağlandığını, Avrupa Birliği, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve İsviçre için ise toplam gümrük vergisi yüküne üst sınır getirildiğini belirtti.
Türkiye'nin bu uygulamaların dışında bırakıldığını ifade eden Bahçıvan, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinde toplam gümrük vergisi yükünün yüzde 25-30 seviyelerine çıkabileceğini söyledi.
İSO'dan müzakere çağrısı
Bahçıvan, Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD'nin Türk ihracatçıları açısından önemli bir pazar haline geldiğini belirterek yeni vergi düzenlemesinin sektörün rekabet gücünü zayıflatabileceğine dikkat çekti.
Türkiye ile ABD arasında başlatılması planlanan müzakere sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, Türkiye'nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi ve toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi için girişimlerde bulunulmasını beklediklerini ifade etti.
Bahçıvan, "Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşit rekabet şartlarıdır. Türk sanayicisi kaliteyle, üretim gücüyle, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla ve güvenilir tedarik anlayışıyla rekabet eder. Ancak adil olmayan bir rekabet ortamında hiçbir sanayici gerçek potansiyelini ortaya koyamaz" değerlendirmesinde bulundu.