KOBİ Kredilerinde Risk Artıyor: Takipteki Alacak Oranı 10 Yıllık Ortalamayı Aştı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 9 Ekim 2026 itibarıyla KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yüzde 4,2'ye yükselerek yüzde 3,1 düzeyindeki 10 yıllık ortalamayı aştı. Genel ticari kredilerde aynı oran yüzde 2,5'te kalırken iki kredi grubu arasındaki fark 1,7 puana ulaştı.
Bankacılık sektöründe küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) kullandırılan kredilerin geri ödeme performansı, genel ticari kredilere kıyasla daha olumsuz bir görünüm sergiliyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) verilerine göre, KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı 9 Ekim 2026 itibarıyla yüzde 4,2 seviyesine yükseldi.
Böylece söz konusu oran, yüzde 3,1 düzeyindeki 10 yıllık ortalamanın 1,1 puan üzerine çıktı.
Aynı dönemde genel ticari kredilerde takipteki alacak oranı yüzde 2,5 olarak gerçekleşti. KOBİ kredileri ile genel ticari krediler arasındaki fark ise 1,7 puana ulaştı.
Veriler, KOBİ kredilerinde geri ödeme kaynaklı risklerin genel ticari kredilere göre daha belirgin hale geldiğini gösterdi.
KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yeniden yükseldi
2018-2026 dönemine ilişkin veriler, KOBİ kredileri ile genel ticari kredilerde takipteki alacak oranlarının farklı dönemlerde yükseliş ve düşüş gösterdiğini ortaya koydu.
COVID-19 salgınının etkili olduğu 2020 yılı civarında KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yüzde 10'un üzerine çıkarken genel ticari kredilerde bu oran yüzde 6'yı aştı.
Sonraki yıllarda her iki kredi grubunda da takipteki alacak oranları gerilemeye başladı.
2021-2024 döneminde devam eden düşüşle birlikte oranlar, 2024 yılı civarında yüzde 1,5-2 aralığına kadar indi.
Ancak 2025 yılından itibaren takipteki alacak oranlarında yeniden yükseliş görüldü.
Bu eğilim 2026 yılında özellikle KOBİ kredilerinde belirginleşti. KOBİ kredilerinde oran yüzde 4,2'ye ulaşırken genel ticari kredilerde yüzde 2,5 seviyesinde kaldı.
İki kredi grubu arasındaki farkın açılması, KOBİ'lerin kredi geri ödemelerinde karşılaştığı baskının arttığına işaret eden göstergeler arasında yer aldı.