Küresel Hanehalkı Serveti Rekor Seviyeye Ulaştı
McKinsey Global Institute'un raporuna göre küresel hanehalkı serveti 2025 yılında yüzde 7,3 artarak 570 trilyon dolara ulaştı. Artışta en büyük payı yapay zekâ beklentilerinin desteklediği hisse senedi piyasaları alırken, rapor varlık fiyatlarındaki olası düzeltme riskine de dikkat çekti.
McKinsey Global Institute (MGI), küresel hanehalkı servetinin 2025 yılında yüzde 7,3 artarak 570 trilyon dolara yükseldiğini açıkladı. Rapora göre bu artış, 2000 yılından bu yana kaydedilen yıllık ortalama yüzde 5,9'luk büyümenin üzerine çıktı.
Raporda, servet artışının bileşiminde önceki yıllara göre önemli değişim yaşandığına dikkat çekilirken, yapay zekânın yüksek kârlılık sağlayacağı beklentilerinin hisse senedi piyasalarını rekor seviyelere taşımasının belirleyici olduğu vurgulandı.
Servet artışında hisse senetleri öne çıktı
MGI verilerine göre 2025 yılında küresel servet artışının yüzde 57'si hisse senetlerinden, yüzde 15'i ise gayrimenkulden kaynaklandı. Yüzyılın büyük bölümünde servet büyümesinin temel kaynağını oluşturan gayrimenkul, geçen yıl hisse senetlerinin gerisinde kaldı.
Raporda ayrıca servet artışının yalnızca yüzde 20'sinin makine, ekipman, konut ve bina gibi reel varlıklara yapılan yeni yatırımlardan geldiği tahmin edildi. Bu oran, 2000-2024 dönemindeki ortalama yüzde 30 seviyesinin altında gerçekleşti.
Varlık fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanan "kâğıt üzerindeki kazançların" ise 2025 yılındaki toplam servet artışının yüzde 60'ını oluşturduğu belirtildi. Bu oran, son çeyrek yüzyıldaki yaklaşık üçte birlik ortalamanın oldukça üzerinde gerçekleşti.
MGI ortaklarından ve raporun yazarlarından Jan Mischke, dünyada önemli miktarda servet oluştuğunu ancak bunun büyük bölümünün reel yatırımlardan ziyade geleceğe yönelik beklentilere dayandığını ifade etti.
Yapay zekâ beklentileri riskleri de beraberinde getiriyor
Raporda, varlık fiyatlarının reel yatırım ve ekonomik büyümenin üzerinde kalıcı şekilde yükselmesinin mümkün olmadığı belirtilirken, bu farkın verimlilik artışıyla kapanabileceği ifade edildi.
Öte yandan Japonya'da 1990'lı yılların başındaki gayrimenkul balonu ile 2007-2008 küresel finans krizinin, varlık fiyatlarındaki aşırı yükselişin oluşturabileceği risklere örnek gösterildi.
MGI, gayrimenkul ve hisse senedi değerlerinin ekonomik büyümeden daha hızlı arttığı dönemlerde sermayenin yüksek kaldıraçla varlık alımlarına yöneldiğini ve bunun ilerleyen süreçte düzeltme riskini artırdığını vurguladı.
Rapora göre yapay zekâ yatırımları ABD başta olmak üzere birçok ülkede yalnızca varlık fiyatlarını değil, reel yatırımları da destekledi. Ancak yapay zekâya yönelik yüksek beklentilerin karşılanamaması halinde bunun etkilerinin ABD ile sınırlı kalmayarak küresel ekonomiye yayılabileceği uyarısı yapıldı.
MGI verilerine göre ABD, dünya genelindeki hisse senetlerinin yaklaşık yarısını oluştururken, ABD hisselerinin üçte birinden fazlası yabancı yatırımcıların elinde bulunuyor. Raporda, varlık fiyatlarında yaşanabilecek sert düşüşlerin hanehalkı harcamalarını azaltarak küresel ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi.