Moderna’nın Kanser Aşısında Büyük Başarı: Hisseler Yüzde 100’ü Aştı

Yayınlama: 19.08.2026 15:19:00 Güncelleme: 19.08.2026 15:41:03

Moderna ve Merck’in geliştirdiği kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı, melanom çalışmasında önemli hedeflere ulaştı. Gelişmenin ardından Moderna hisseleri açılış öncesi işlemlerde yüzde 100’ün üzerinde yükseldi.

Moderna’nın Kanser Aşısında Büyük Başarı: Hisseler Yüzde 100’ü Aştı

Moderna ve Merck’in birlikte geliştirdiği kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısından dikkat çeken sonuçlar geldi. İki şirket, intismeran autogene adı verilen deneysel tedavinin, Merck’in bağışıklık sistemi ilacı Keytruda ile birlikte kullanıldığında melanomun tekrarlama riskini azaltma hedefinde başarılı olduğunu açıkladı.

Çalışmada ayrıca tedavinin kanserin vücudun farklı bölgelerine yayılmasını önlemeye yönelik ikincil hedefi de karşılandı. Sonuçların açıklanmasının ardından Moderna hisseleri New York borsası açılış öncesi işlemlerde yüzde 100’ün üzerinde değer kazandı.

Moderna’nın Kanser Aşısında Önemli Sonuç

Intismeran autogene, ameliyatla tümörleri alınan melanom hastaları için kişiye özel olarak geliştiriliyor.

Tedavide her hastanın tümöründeki genetik mutasyonlar inceleniyor ve bu mutasyonlara göre kişiye özel bir mRNA formülü hazırlanıyor. Amaç, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini daha etkili şekilde tanımasını ve hedef almasını sağlamak.

Tedavi, Merck tarafından geliştirilen Keytruda ile birlikte uygulanıyor.

Kanserin Tekrarlama Riskini Azaltmayı Başardı

Şirketlerin açıkladığı sonuçlara göre intismeran autogene ve Keytruda kombinasyonu, melanomun tekrarlamasını azaltmaya yönelik çalışmanın temel hedefine ulaştı.

Tedavi aynı zamanda tümörün vücudun uzak bölgelerine yayılmasını önlemeye yönelik önemli ikincil hedefi de başarıyla karşıladı.

Elde edilen sonuçlar, kişiselleştirilmiş mRNA teknolojisinin kanser tedavisindeki potansiyeline yönelik beklentileri güçlendirdi.

Moderna Hisseleri Yüzde 100’ün Üzerinde Yükseldi

Kanser aşısına ilişkin sonuçlar piyasalarda da büyük yankı uyandırdı.

Moderna hisseleri ABD piyasalarının açılışı öncesindeki işlemlerde yüzde 100’ün üzerinde yükseldi. Şirket hisselerindeki sert hareket, yatırımcıların mRNA teknolojisinin kanser tedavisinde ticari başarıya ulaşabileceğine ilişkin beklentilerini yansıttı.

Moderna, Covid-19 salgını döneminde mRNA aşılarıyla küresel ölçekte öne çıkmıştı. Şirket son yıllarda aynı teknolojiyi kanser dahil farklı hastalıkların tedavisinde kullanmaya yönelik çalışmalarını hızlandırdı.

Kişiselleştirilmiş mRNA Kanser Aşısı Nasıl Çalışıyor?

Moderna ve Merck’in geliştirdiği yaklaşımda her hastaya aynı aşının verilmesi yerine hastanın tümörüne özel bir tedavi hazırlanıyor.

Öncelikle tümörden alınan örnekler analiz edilerek kansere özgü mutasyonlar tespit ediliyor. Ardından bu mutasyonları hedef alan kişiselleştirilmiş mRNA tedavisi oluşturuluyor.

Bu yöntemle bağışıklık sisteminin hastaya özgü kanser hücrelerini tanıması ve onlara karşı daha güçlü bir yanıt oluşturması hedefleniyor.

2027’de Onay Alabilir

Moderna CEO’su Stéphane Bancel, elde edilen sonuçların mRNA bilimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Bancel, düzenleyici kurumların değerlendirme sürecine bağlı olarak tedavinin 2027 yılı kadar erken bir tarihte onay alabileceğini ifade etti.

Moderna ve Merck, çalışmanın ayrıntılı sonuçlarını önümüzdeki tıp kongrelerinde sunmayı ve sağlık otoriteleriyle ruhsat sürecine ilişkin görüşmelere başlamayı planlıyor.

Başka Kanser Türlerinde de Test Ediliyor

Kişiselleştirilmiş mRNA tedavisi yalnızca melanom üzerinde denenmiyor.

Moderna ve Merck, aynı yaklaşımın akciğer kanseri başta olmak üzere farklı kanser türlerindeki etkisini de araştırıyor. Devam eden çalışmaların başarılı olması halinde mRNA teknolojisinin kanser tedavisindeki kullanım alanının önemli ölçüde genişleyebileceği değerlendiriliyor.

Melanom, cilt kanserleri arasında daha agresif seyredebilmesi nedeniyle yakından takip edilen kanser türlerinden biri olarak biliniyor. ABD’de her yıl yaklaşık 112 bin kişiye melanom teşhisi konulurken, hastalık nedeniyle yaklaşık 8 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.