S&P’den Türkiye Tahmini: Enflasyon, Faiz ve Dolar/TL

Yayınlama: 22.10.2026 10:22:00 Güncelleme: 22.10.2026 10:24:49

S&P Global Ratings, Türkiye’de enflasyonun 2027 sonunda yüzde 21,7’ye, politika faizinin yüzde 28’e gerilemesini ve dolar/TL’nin 55 seviyesine çıkmasını bekliyor.

S&P’den Türkiye Tahmini: Enflasyon, Faiz ve Dolar/TL

S&P Global Ratings, Türkiye’nin bankacılık sektörü ve makroekonomik görünümüne ilişkin yeni tahminlerini yayımladı.

Kuruluş, bankacılık sektöründe takipteki kredi oranının 2026 sonunda yüzde 3,3-3,5 aralığına yükselmesini, 2027 sonunda ise yüzde 3-3,2 seviyesine gerilemesini bekliyor.

21 Ekim 2026 tarihli “Banking Industry Country Risk Assessment: Türkiye” raporunda Türkiye’nin ekonomik risk ve bankacılık sektörü risk eğilimleri “istikrarlı” olarak değerlendirildi. Her iki alandaki risk seviyesi 10 üzerinden 8 olarak belirlendi.

S&P’nin BICRA ölçeğinde 1 en düşük, 10 ise en yüksek risk seviyesini ifade ediyor.

Enflasyon için yüzde 21,7 tahmini

S&P, Türkiye’de tüketici enflasyonunun Eylül 2026’daki yüzde 29,7 seviyesinden 2027 sonunda yüzde 21,7’ye gerilemesini bekliyor.

Kuruluş, enerji ve gıda fiyatlarındaki arz kaynaklı oynaklığın fiyat istikrarı açısından önemli risklerden biri olmaya devam edeceğini belirtti.

TCMB’nin politika faizinde temkinli indirimler yapacağını öngören S&P, politika faizinin 2027 sonunda yüzde 28 seviyesine gerilemesini bekliyor.

Dolar/TL için 55 tahmini

Raporda Türk lirasının enflasyonla uyumlu şekilde değer kaybetmeye devam edeceği tahminine yer verildi.

S&P, dolar/TL kurunun 2027 sonunda 55 seviyesine ulaşmasını bekliyor.

Türkiye ekonomisinde büyümenin 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 3,7 olacağı tahmin edildi.

Sıkı para politikası, yüksek enflasyon, iç talepteki zayıflama ve yatırımlardaki yavaşlamanın büyümeyi sınırlayan başlıca unsurlar olacağı değerlendirildi.

Bankaların takipteki kredilerinde artış bekleniyor

S&P, Türkiye’de bankaların aktif kalitesinin bozulmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı Haziran 2026 itibarıyla yüzde 3,2 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran 2025 sonunda yüzde 2,6 düzeyindeydi.

Kuruluş, takipteki kredi oranının 2026 sonunda yüzde 3,3-3,5 aralığına yükselmesini bekliyor.

2027 sonunda ise oranın yüzde 3-3,2 aralığına gerileyeceği tahmin ediliyor.

S&P’ye göre ekonomik faaliyetteki yavaşlama, yüksek finansman maliyetleri ve Türk lirasındaki değer kaybı borçluların geri ödeme kapasitesini baskılıyor.

Bununla birlikte bankaların tahsilat faaliyetleri, kredi yapılandırmaları, sorunlu kredilerin ikincil piyasada satılması ve kredi hacmindeki artış takipteki kredi oranının daha hızlı yükselmesini sınırlayabilir.

Kredi büyümesi yavaşlayacak

S&P, Türkiye’de nominal kredi büyümesinin önümüzdeki 12-18 aylık dönemde yüzde 25-30 aralığında gerçekleşmesini bekliyor.

Nominal kredi büyümesi 2025 yılında yüzde 44 seviyesindeydi.

Kuruluş, kredi büyümesindeki yavaşlamanın reel olarak da ivme kaybına işaret ettiğini belirtti.

Bankacılıkta dış borç riskine dikkat

S&P, Türkiye’nin dinamik özel sektörünü ve bankaların yüksek oynaklık dönemlerindeki dayanıklılığını güçlü yönler arasında gösterdi.

Buna karşılık bankacılık sektörünün kısa vadeli dış borçlara yüksek bağımlılığı, yatırımcı güvenindeki değişimlere duyarlılığı ve özel sektörün TL ile yabancı para cinsinden yüksek borçluluğu temel riskler arasında sıralandı.

Kuruluş, bankaların son yıllarda ayırdığı karşılıklar ile güçlü kârlılığın olası kredi zararlarını karşılama kapasitesini desteklediğini belirtti.

Konut fiyatlarında istikrar beklentisi

Raporda, 2024’ten bu yana reel olarak önemli ölçüde gerileyen konut fiyatlarının önümüzdeki 12-18 ayda istikrar kazanmasının beklendiği ifade edildi.

Gayrimenkul işlemlerinin büyük bölümünün öz kaynaklarla gerçekleştirilmesi, mortgage faizlerinde beklenen kademeli düşüş ve Türkiye’nin demografik yapısının konut piyasasını destekleyebileceği değerlendirildi.