Scope Ratings Türkiye'nin Kredi Notunu Açıkladı: Görünüm Durağan
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings, Türkiye'nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını BB-, görünümlerini durağan olarak teyit etti. Kuruluş, yatırım fonları piyasasındaki gelişmelerin finansal istikrar üzerindeki etkisini sınırlı değerlendirirken 2027 yılı için yüzde 25 enflasyon ve yüzde 3,5 ekonomik büyüme öngördü.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings, Türkiye'nin kredi notuna ilişkin değerlendirmesini yayımladı.
Kuruluş, Türkiye'nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını BB-, kredi notu görünümlerini ise durağan seviyesinde teyit etti.
Kısa vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notları da S-3 olarak korundu. Aralık 2025'te güncellenen metodoloji kapsamında kısa vadeli notlara görünüm atanmadığı için bu kategorideki durağan görünümler kaldırıldı.
Scope, Türkiye'nin kredi notunu destekleyen unsurlar arasında sıkı para politikası, mali disiplin, düşük kamu borcu, dayanıklı bankacılık sistemi ve yüksek büyüme potansiyelini gösterdi.
Scope, yatırım fonlarındaki riskleri sınırlı değerlendirdi
Scope Ratings, Türkiye'de portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonlarıyla bağlantılı gelişmelerin finansal istikrara olası etkilerini de inceledi.
Raporda, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) bazı yatırım fonlarının işlemlerini durdurduğu ve söz konusu fonların gelecek aylarda tasfiye edilmesinin beklendiği belirtildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) likidite desteği ve makroihtiyati önlemler yoluyla piyasaların düzenli işleyişini desteklediği ifade edildi.
Finansal İstikrar Komitesinin de söz konusu riskleri sınırlı ve kontrol altında değerlendirdiği aktarıldı.
Scope, ilgili fonların yönettiği varlıkların yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu tahmin etti. Raporda bu tutarın Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 0,7'sine karşılık geldiği belirtildi.
Fonların büyüklüğünün, 9 Ekim itibarıyla 171,6 milyar dolar düzeyindeki brüt rezervler ve milli gelirin yüzde 24'üne karşılık gelen kamu borcuyla karşılaştırıldığında sınırlı kaldığı değerlendirildi.
Türkiye'de enflasyonun 2027'de yüzde 25'e gerilemesi bekleniyor
Scope, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklediğini belirtti.
ABD-İran çatışmasının dezenflasyon sürecini yavaşlattığı ancak sürecin devam ettiği ifade edildi.
Eylül 2026'da yıllık enflasyonun yüzde 29,7'ye gerileyerek 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına indiği hatırlatıldı. Raporda yıl başındaki enflasyon oranı yüzde 31,5, 2025 yılındaki oran ise yüzde 34,9 olarak aktarıldı.
Türk lirasının dolar karşısındaki nominal değer kaybının yıl başından bu yana yüzde 13 seviyesinde kalması, ekonomik yavaşlama ve akaryakıta yönelik vergi düzenlemeleri, fiyat baskılarını sınırlayan unsurlar arasında gösterildi.
Kuruluş, yıllık ortalama enflasyonun 2027'de yüzde 25'e, 2028'de yüzde 20'ye gerilemesini bekliyor.
Enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesine ilişkin beklentinin 2029'a ertelendiği, bu hedefin de mevcut koşullarda iyimser göründüğü belirtildi.
Scope Ratings, TCMB'nin politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35, 2027 sonunda ise yüzde 30 seviyesinde olacağını öngördü.
Kuruluşun değerlendirmesinde para politikasındaki sıkılığın sürdürülmesi, enflasyondaki düşüşün devam etmesi açısından önemli unsurlar arasında yer aldı.
Türkiye ekonomisinde 2027 için yüzde 3,5 büyüme tahmini
Scope, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,7 büyümesini bekliyor.
Kuruluşun tahminlerine göre ekonomik büyüme 2027'de yüzde 3,5'e, 2028'de ise yüzde 3,8'e yükselecek.
2027 yılında seçim öncesinde uygulanabilecek ılımlı mali teşviklerin büyüme üzerinde etkili olabileceği değerlendirildi.
Türkiye'nin potansiyel büyüme oranı yüzde 4'e kadar tahmin edilirken 2010-2019 dönemindeki ortalama büyümenin yüzde 5,9 olduğu hatırlatıldı.
Cari açıkta yüzde 2,5 beklentisi
Scope, Türkiye'nin cari açığının milli gelire oranının 2025 yılındaki yüzde 1,9 seviyesinden 2026'da yüzde 2,5'e çıkmasını bekliyor.
Enerji ithalatındaki artışın cari açık üzerinde etkili olduğu belirtildi.
Enerji fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması ve enflasyonla mücadele politikalarının devam etmesi durumunda cari açığın 2027-2028 döneminde milli gelirin yaklaşık yüzde 2,5'i seviyesinde dengelenebileceği öngörüldü.
Rezervlerdeki düşüş ve dolarizasyon risklerine dikkat çekildi
Raporda, Türk lirasının ve uluslararası rezervlerin iç ve dış gelişmelere karşı yüksek duyarlılık göstermesi, Türkiye'nin kredi notu açısından temel risklerden biri olarak değerlendirildi.
Swap hariç net yabancı varlıkların Şubat 2026'da 66 milyar dolar seviyesindeyken eylül ayında 30 milyar dolara gerilediği belirtildi.
Altın fiyatlarındaki düşüş ve TCMB'nin altın satışlarının rezervlerdeki azalmada etkili olduğu ifade edildi.
Yüksek dolarizasyon, kredi büyümesi, şirketlerin döviz pozisyonlarındaki bozulma ve takipteki krediler üzerindeki yukarı yönlü baskılar da finansal riskler arasında sıralandı.
Bütçe açığı ve kamu borcu tahminleri
Scope, 2026-2031 döneminde genel yönetim bütçe açığının milli gelire oranının ortalama yüzde 3,5 olacağını tahmin etti.
Aynı dönemde faiz dışı açığın ortalama yüzde 0,5 seviyesinde gerçekleşmesi, kamu borcunun milli gelire oranının ise 2031 yılına kadar yaklaşık yüzde 25 düzeyinde dengelenmesi bekleniyor.
Faiz ödemelerinin kamu gelirlerine oranının 2025 yılındaki yüzde 8,8 seviyesinden 2031'de yüzde 10,1'e yükselmesi öngörüldü.
Türkiye'nin kredi notu hangi koşullarda değişebilir?
Scope Ratings, durağan görünümün önümüzdeki 12-18 aylık dönemde kredi notuna ilişkin yukarı ve aşağı yönlü risklerin dengeli olduğunu yansıttığını belirtti.
Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanması, dış finansman ihtiyacının azalması, rezerv yeterliliğinin güçlenmesi ve kamu maliyesinde iyileşme kaydedilmesi, kredi notunu destekleyebilecek gelişmeler arasında gösterildi.
Buna karşılık ekonomide sert yavaşlama, uluslararası rezervlerde önemli düşüş, finansal istikrar risklerinin artması, iç siyasi istikrarsızlık ve jeopolitik koşullardaki bozulma, kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek unsurlar olarak sıralandı.