TCMB İçin Faiz İndirimi Beklentileri Netleşiyor

Yayınlama: 27.07.2026 12:18:00 Güncelleme: 27.07.2026 12:29:35

TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasının ardından yayımlanan kurum raporlarında, ilk normalleşme adımının repo ihalelerinin yeniden başlaması olacağı, olası faiz indirimlerinin ise ağırlıklı olarak yılın son çeyreğinde gündeme gelebileceği değerlendirildi.

TCMB İçin Faiz İndirimi Beklentileri Netleşiyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasının ardından yayımlanan kurum raporları, faiz indirimi beklentilerinin ağırlıklı olarak yılın son çeyreğine kaydığına işaret etti.

Matriks Haber'in 16 banka, aracı kurum, portföy şirketi ve uluslararası yatırım kuruluşunun değerlendirmelerinden derlediği rapora göre, kurumların ortak görüşü iç talepteki zayıflamanın belirginleştiği, ancak enerji fiyatları ile jeopolitik risklerin para politikasında temkinli duruşu gerekli kıldığı yönünde oluştu.

Repo ihaleleri ilk adım olabilir

Raporda, karar metninde öne çıkan değişikliğin "iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği" ifadesi olduğu belirtildi. Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde beklenen geçici yükseliş nedeniyle faiz indirimi beklentilerinin eylül toplantısından yılın son çeyreğine ötelendiği değerlendirildi.

Kurumların büyük bölümü, TCMB'nin normalleşmeye doğrudan faiz indirimiyle değil, bir hafta vadeli repo ihalelerini yeniden başlatarak adım atmasını bekliyor. Politika faizinin yüzde 37, fiili fonlama maliyetinin ise yüzde 40 seviyesinde kalmasının sıkı para politikası duruşunun sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.

Enerji fiyatları beklentileri etkiliyor

Açık tahmin paylaşan kurumların temmuz ayı TÜFE beklentileri yüzde 1,8-2,0 aralığında yoğunlaşırken, medyan beklenti yaklaşık yüzde 1,9 oldu. Yıl sonu enflasyon tahminleri ise genel olarak yüzde 28-30 bandında korunurken, Matriks Haber anketinde medyan beklenti yüzde 29 olarak hesaplandı.

Yıl sonu politika faizi beklentileri yüzde 34-37 aralığında şekillenirken, beklentilerin ağırlık merkezi yüzde 35-36, medyan beklenti ise yüzde 35 seviyesinde oluştu.

Kurum raporlarında petrol fiyatları, enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmeler para politikası açısından temel risk unsurları olarak gösterildi. Bazı değerlendirmelerde enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon patikasına yaklaşık 1,5 puan ilave baskı oluşturabileceği, olumsuz senaryolarda faiz indirimlerinin 2027 yılına sarkabileceği ifade edildi.

Kurumların ortak değerlendirmesine göre, 13 Ağustos'ta yayımlanacak Enflasyon Raporu ile 10 Eylül'deki PPK toplantısı, repo ihalelerine dönüş ve olası faiz indirimlerinin zamanlaması açısından belirleyici olacak.