Tekstil İhracatı 4,7 Milyar Doları Aştı

Yayınlama: 27.07.2026 12:41:00 Güncelleme: 27.07.2026 12:47:43

Türkiye'nin tekstil sektörü, 2026'nın ilk yarısında 196 ülke ve serbest bölgeye 4 milyar 708 milyon 604 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En büyük pazar Avrupa Birliği olurken, ülke bazında en fazla ihracat İtalya'ya yapıldı.

Tekstil İhracatı 4,7 Milyar Doları Aştı

Türk tekstil sektörü, 2026 yılının ocak-haziran döneminde 4 milyar 708 milyon 604 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Aynı dönemde 196 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 226 bin 764 ton tekstil ürünü gönderildi.

Sektörde en yüksek ihracat 1 milyar 807 milyon 649 bin dolar ile Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, Afrika pazarına ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artarak 764 milyon 376 bin dolara ulaştı.

İtalya en büyük ihracat pazarı oldu

Ülke bazında en fazla ihracat 385 milyon 836 bin dolar ile İtalya'ya gerçekleştirildi. İtalya'yı, yüzde 23,9 artışla 301 milyon 270 bin dolar ihracat yapılan ABD ve yüzde 11,1 artışla 289 milyon 865 bin dolar ihracat yapılan İspanya takip etti.

Ürün gruplarında ise ilk sırayı 2 milyar 874 milyon 418 bin dolar ile kumaş aldı. Kumaşı 1 milyar 217 milyon 683 bin dolar ile iplik, 616 milyon 503 bin dolar ile elyaf izledi.

İller bazında en yüksek ihracat 1 milyar 829 milyon 231 bin dolar ile İstanbul'dan gerçekleşti. İstanbul'u 779 milyon 981 bin dolar ile Gaziantep, 626 milyon 714 bin dolar ile Bursa ve 375 milyon 120 bin dolar ile Kahramanmaraş takip etti.

Sektör ikinci yarıdan umutlu

TİM Başkanvekili ve TİM Sektörler Konseyi Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Temsilcisi Ahmet Öksüz, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ihracat pazarlarını doğrudan etkilediğini belirtti.

Öksüz, Türk tekstil sektörünün güçlü üretim altyapısı, kaliteli üretimi ve hızlı teslim kabiliyetiyle küresel pazarda önemli bir konumda bulunduğunu ifade ederek, mevcut rakamların sektörün potansiyelinden çok küresel ekonomik koşulları yansıttığını söyledi.

Katma değerli üretim, teknik tekstiller, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve AR-GE yatırımlarının rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Öksüz, küresel talepte kademeli toparlanmanın sürmesi halinde yılın ikinci yarısının daha güçlü geçmesini beklediklerini kaydetti.