TÜİK Verisi: Sağlık Yükü En Alt Gelir Grubunu Zorluyor

Yayınlama: 25.02.2026 12:26:00 Güncelleme: 25.02.2026 12:34:42

TÜİK verilerine göre sağlık harcamaları en düşük gelir grubundaki hanelerin yüzde 63,9’una yük getirdi. Aynı grupta ilaç harcamalarının yük getirdiğini belirtenlerin oranı yüzde 65,5 oldu.

TÜİK Verisi: Sağlık Yükü En Alt Gelir Grubunu Zorluyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sağlık harcamaları gelir grupları arasında belirgin farklar ortaya koydu. En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 63,9’u sağlık harcamalarının bütçelerine yük getirdiğini beyan etti. Bu hanelerin yüzde 7,2’si “çok yük”, yüzde 55,7’si ise “yük” getirdiğini belirtti.

Doktor ve ilaç harcamaları öne çıktı

Araştırmaya göre hanelerin yüzde 6,1’i doktor muayene ve tedavi giderlerinin bütçelerine “çok büyük yük” getirdiğini ifade etti. Yüzde 50,2’si “biraz yük”, yüzde 40,9’u ise “yük getirmedi” yanıtını verdi.

Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,3’üne çok, yüzde 37,2’sine biraz yük getirirken yüzde 28,9’una yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5’ine çok, yüzde 50,9’una biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 44’ü ilaç giderlerinin yük oluşturmadığını belirtti.

En düşük gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9’una doktor muayene ve tedavi, yüzde 65,5’ine ise ilaç harcamaları yük getirdi.

Diş hekimi harcamalarında gelir farkı

Son 12 ayda hanelerin yüzde 2,7’si muayene veya tedavi, yüzde 28,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 0,1’i ise ilaç harcaması yapmadı.

En düşük gelir grubundaki hanelerin yüzde 45,4’ü diş muayenesi için harcama yapmadığını belirtirken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 25,5 oldu. Doktor muayene ve ilaç harcamalarında ise gelir grupları arasındaki farkın daha sınırlı olduğu görüldü.

Meyve ve sebze tüketimi geriledi

Araştırma, beslenme alışkanlıklarında da değişime işaret etti. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlarda günde iki ve daha fazla meyve tüketenlerin oranı 2022’de yüzde 5,2 iken 2025’te yüzde 2,9’a geriledi.

Haftada iki ya da daha fazla sebze tüketimi de risk altındakilerde yüzde 4,3’ten yüzde 2,3’e düşerken, risk altında olmayanlarda yüzde 7,5’ten yüzde 3,8’e indi.