Türkiye'de 2025 Yılında Ekonomide Neler Öne Çıktı?
2025 yılı Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin önceliklendirildiği, para politikasında sıkı duruşun korunduğu ancak hedeflerin yıl içinde revize edildiği bir dönem olarak öne çıktı. Enflasyon, büyüme ve bütçe dengeleri yılın ana gündem maddeleri oldu.
2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin merkezde olduğu ancak bu sürecin revizyonlarla ilerlediği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Para politikasının dengeleyici rolü yıl boyunca korunurken, makroekonomik göstergeler “dirençli fakat kırılgan” bir görünüm sergiledi.
Yıla yıllık yüzde 42,12 seviyesindeki enflasyonla başlayan ekonomide, Ocak ayında görülen yüzde 5,03’lük aylık artış, dezenflasyon sürecine yönelik temkinli duruşu zorunlu kıldı. Bu dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yıl sonu enflasyon hedeflerini kademeli olarak revize etti. Yıl başında yüzde 21 olarak açıklanan hedef, önce yüzde 24’e yükseltildi, son çeyrekte ise maliyet baskılarının etkisiyle yüzde 31–33 bandına taşındı. Kasım ayında aylık enflasyonun yüzde 0,87’ye gerilemesiyle yıllık TÜFE yüzde 31,07 seviyesine inerek yılın en düşük düzeyi görüldü.
Büyüme iç talep ve inşaatla ayakta kaldı
2025’te büyüme dinamikleri, sanayi ve tarım sektörlerindeki zayıflığa rağmen iç talep ve inşaat sektörü sayesinde desteklendi. Üçüncü çeyrekte inşaat sektörü yüzde 13,9 büyüyerek ekonominin ana sürükleyicisi olurken, tarım sektörü iklim koşullarının etkisiyle yüzde 12,7 daralma yaşadı. İkinci çeyrekte ise sanayideki toparlanma ve baz etkisiyle yıllık yüzde 4,8’lik büyüme kaydedildi.
Para politikasında stratejik sıkılık
Merkez Bankası, yıl boyunca nominal faiz indirimlerine gitse de beklenen enflasyona göre pozitif reel faiz politikasını sürdürdü. Ocak ayında yüzde 45 seviyesinde bulunan politika faizi, yıl sonunda yüzde 38’e çekildi. Mart ve Nisan aylarında yaşanan finansal dalgalanmalar sonrası ise ara toplantılarla faiz yüzde 46’ya kadar yükseltilerek piyasalardaki oynaklığa karşı sıkı duruş sergilendi.
İstihdamda görünüm karmaşık
İstihdam verileri, manşet işsizlik oranının yıl genelinde yüzde 8–8,6 bandında yatay seyrettiğini gösterdi. Buna karşın atıl işgücü oranı yüksek seviyelerde kaldı. Haziran ayında yüzde 32,7 ile zirve yapan atıl işgücü oranı, yılın son çeyreğinde yüzde 29,6 olarak gerçekleşti.
Cari denge ve bütçede dalgalı seyir
Cari işlemler dengesi yaz aylarında turizm gelirlerinin katkısıyla geçici iyileşmeler gösterdi. Temmuz ve Ağustos aylarında toplamda yaklaşık 7,1 milyar dolarlık cari fazla verilirken, Nisan ayında ithalatın 32,9 milyar dolara çıkmasıyla aylık açık 12,1 milyar dolara ulaştı. Merkezi yönetim bütçesi ise yıl içinde bazı aylarda fazla verse de genel olarak yüksek açıklar ve sert geçişlerle dalgalı bir performans sergiledi.