Kentsel Dönüşümle Tahliye Edilen Kiracıya Tazminat Hakkı
Kentsel dönüşüm nedeniyle evini boşaltan kiracılar için emsal niteliğinde bir karar alındı. Yapı tamamlandıktan sonra konutunu yeniden kiraya veren ev sahibinin eski kiracıya bildirim yapmaması halinde, bir yıllık kira bedeline kadar tazminat gündeme geliyor.
Kentsel dönüşüm sürecinde konutunu tahliye eden kiracılar açısından önemli bir hukuki çerçeve netleşti. Buna göre, dönüşüm sonrası konutunu yeniden kiraya vermek isteyen ev sahibinin önce eski kiracıya bildirimde bulunması, aksi halde tazminat sorumluluğu ile karşılaşması söz konusu.

Dönüşüm sonrası kiralamada öncelik eski kiracının
Deprem riski nedeniyle hız kazanan kentsel dönüşüm uygulamaları, kiracı–ev sahibi ilişkilerinde yeni uyuşmazlıkları da beraberinde getiriyor. Yargı kararına göre, dönüşüm nedeniyle tahliye edilen bir taşınmazın yeniden kiraya verilmesi aşamasında öncelik eski kiracıya ait.
Bildirim noter aracılığıyla yapılmalı
Gayrimenkul Hukukçusu Avukat Çiğdem Kezer, dönüşüm sonrası kiralama sürecinde ev sahibinin noter aracılığıyla bildirim yapmasının zorunlu olduğunu belirtiyor. Bu bildirimin ardından eski kiracının bir ay içinde dönüş yapmaması halinde, konutun başka bir kişiye kiralanması mümkün hale geliyor.

Üç yıllık süre kritik önem taşıyor
Avukat Kezer’e göre, tahliyenin gerçekleştiği tarihten itibaren üç yıllık süre hukuki açıdan belirleyici. Bu süre içinde eski kiracıya bildirim yapılmadan konutun üçüncü bir kişiye kiralanması, ev sahibi açısından tazminat riskini doğuruyor.
Tazminat nasıl hesaplanıyor?
Tazminat tutarı, kiracının tahliye öncesinde ödediği kira bedeli üzerinden hesaplanıyor.
Örneğin, tahliye öncesi aylık 20 bin TL kira ödeyen bir kiracı, bir yıllık kira bedeli olan 240 bin TL tutarında tazminat talep edebiliyor.

Kiracılar ve ev sahipleri neye dikkat etmeli?
Bu karar, kentsel dönüşüm sürecinde hem kiracılar hem de ev sahipleri için yeni bir denge oluşturuyor. Kiracıların haklarını takip etmesi, ev sahiplerinin ise bildirim ve süre kurallarına uygun hareket etmesi hukuki ihtilafların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.