İş Bankası (ISCTR) 2025 4. Çeyrek Bilançosu Nasıl Geldi?
İş Bankası, 2025’in dördüncü çeyreğinde 23,7 milyar TL net kâr açıkladı. Bu sonuç, yaklaşık 16,2 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentilerinin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti.
Türkiye İş Bankası (ISCTR), 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıl geneline ilişkin finansal sonuçlarını 6 Şubat 2026’da KAP’ta açıkladı. Banka, 2025’in dördüncü çeyreğinde 23 milyar 746 milyon TL, yılın tamamında ise 67 milyar 873 milyon TL net kâr elde ederek yıllık bazda kârlılığını yüzde 49 artırdı.
Aynı dönemde faiz gelirleri yüzde 41 artışla 842 milyar TL’ye yükselirken, faiz giderleri 686 milyar TL oldu. 2025 sonu itibarıyla finansal varlıklar 1,78 trilyon TL, mevduatlar 3,17 trilyon TL, özkaynaklar ise çeyreklik bazda yüzde 13 artışla 504,8 milyar TL seviyesine çıktı.
Açıklanan verilere göre İş Bankası’nın F/K oranı 6,07, PD/DD oranı 0,81, piyasa değeri ise 412,24 milyar TL olarak hesaplandı.
Beklentiler neydi, gerçekleşme nasıl oldu?
İş Bankası için aracı kurumların bilanço beklentileri daha önce paylaşılmıştı. 15 kurumun katılımıyla oluşan ankette, ortalama çeyreklik net kâr beklentisi 16.252.200.000 TL, medyan beklenti ise 16.157.000.000 TL seviyesindeydi.
Bankanın açıkladığı 23,7 milyar TL’lik net kâr, hem ortalama hem de medyan beklentilerin kayda değer şekilde üzerinde gerçekleşmiş oldu.
2026 yılı beklentileri de açıklandı
Türkiye İş Bankası, 2025 yılı finansal sonuçlarının ardından 2026 yıl sonuna ilişkin beklentilerini de paylaştı. Banka, 2026’da TL kredi büyümesinin orta yüzde 30’lar, swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjının yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyor. Net ücret ve komisyon gelirlerinde yaklaşık yüzde 40 büyüme hedeflenirken, faaliyet giderlerinin orta yüzde 40’lar düzeyinde artması bekleniyor. İş Bankası, takipteki krediler oranının yüzde 4 civarında, net kredi riski maliyetinin 250 baz puanın altında kalacağını tahmin ederken, sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 15’in üzerinde korunmasını ve ortalama maddi özkaynak kârlılığının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde oluşmasını öngörüyor