Euro Cephesinde Neler Oluyor?

Yayınlama: 08.11.2026 18:23:00 Güncelleme: 08.11.2026 18:32:13

Paranın Yönü yazarı Makbule Deniz, Fransa’nın artan borç yükü, ABD tahvil faizleri ve merkez bankalarının para politikalarının euro üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Deniz, EUR/USD paritesinde aşağı yönlü risklere dikkat çekti.

Euro Cephesinde Neler Oluyor?

ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisi Eylül ayında 56 baz puan artışla gördüğü en yüksek seviye olan %5,36’yı test etmesinin ardından analizin yazıldığı sırada %5,14 seviyelerine gerilemiş durumda. Beklenenden daha güçlü gelen ABD TÜFE ve ÜFE verileri sonrası yılın en yüksek seviyesine tırmanan dolar, 4 haftalık yükseliş eğiliminin ardından zirve seviyelerinden geri çekiliyor. ABD doları, Eylül ayında, özellikle Fed’in faiz artışı sonrasında her ne kadar güçlense de Fed Başkanı Kevin Warsh’un, Bangkok’taki konuşmasında ileriye yönelik sözlü yönlendirmeden kaçınması ve belirsiz tavrı dolar üzerinde ek bir satış baskısı yaratmış gibi görünüyor.

Öte yandan yapay zeka hisselerine ilişkin endişeler güvenli liman talebini güçlendirerek ABD Hazine tahvillerine alımları beraberinde getirirken önümüzdeki dönemde Fed kararı, dolar endeksi, enerji maliyetlerinin seyri, makroekonomik veriler, siyasi belirsizlikler ve tahvil fiyatlamaları parite üzerinde belirleyici rol oynayacak. CFTC Raporuna Göre; spekülatif fonlar Euro’da kısa pozisyonlarını artırırken Euro aleyhine pozisyonlanmanın güçlenmeye devam ettiğini görüyoruz.

Euro için riskler aşağı yönlü

Fransa’nın borçlanma maliyetleri son 20 yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Fransız ve Alman 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki makas (spread) da 150 baz puana genişlemiş durumda. Piyasa, daha güvenli bir ölçüt olarak görülen Alman tahvillerine (bölgenin en büyük ekonomisi) kıyasla Fransız tahvillerini tutmak için ne kadar ek getiriye ihtiyaç duyduklarını ölçmek için bu farkı kullanıyor diyebiliriz. Parite açısından en önemli endişe, Fransa’nın borçlanma maliyetlerinde daha fazla artış potansiyeli ve Fransız - Alman devlet tahvil getirileri arasındaki farkın genişlemesidir. Buna ek olarak ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, olası Fed faiz artırım ihtimalindeki artış ve de oluşan siyasi ve mali riskin diğer Avrupa Bölgelerine sıçrama ihtimali, Euro için aşağı yönlü riskleri artırabilir.

Ocak ayında test ettiği 1,21 seviyesindeki zirvesinden bu yana kademeli bir düşüş trendinde olan EURUSD paritesi, güçlü ABD tahvili ve dolara ek olarak Fransa’nın rekor borç stoku ile bütçe açığının etkisiyle 1,11 seviyesine kadar gerilemiş durumda. Euro’nun son dönemdeki zayıflamasındaki ana etken, Euro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi olan Fransa tarafındaki endişeler. Fransa’nın toplam nominal borç stoku 3 trilyon 596 milyar euro ile tarihi zirveye ulaşarak GSYH’nin %120’sine tekabül ediyor. Genel olarak artan enerji maliyetleri ile birlikte yükselen enflasyonist endişeler, ECB’nin temkinli bir duruş sergilemesine neden oluyor. ECB’den Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artış ihtimali %85 seviyelerinde fiyatlanıyor.

Almanya-Fransa Spread’inde Tarihi Sıçrama: Fransa’nın bütçe açığının GSYH’ye oranının %5,4 seviyesine ulaşması ve yüksek kamu borcu Fransız tahvillerinde sert satışlara yol açtı. Fransa 10 yıllık tahvil faizi %4,9-%5,0 seviyelerine tırmanırken, güvenli liman olan Alman 10 yıllık tahvilleri ile arasındaki faiz farkı (spread) 150 baz puanı (1,50 puan) aşarak 2011 Euro Alanı Borç Krizi’nden bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu ay Fed’in 28’inde, ECB’in 29’unda ve son olarak BoJ’un 30’unda toplantısı var. EUR/USD, Alman ve Fransız tahvil getirileri arasındaki farkın genişlemesiyle birlikte 1,1200 seviyelerinde konsolidasyon çabasında. Teknik görünüm, 1,1350 üzerinde kalıcılık sağlanamadığı takdirde yükselişlerin tepki mahiyetinde kalabileceğini gösteriyor.

Opsiyon fiyatlamaları ne söylüyor?

EUR/USD paritesine ilişkin opsiyon piyasası fiyatlamaları, kısa vadeli oynaklık beklentisinin uzun vadeli beklentilerin altında seyrettiğine işaret ediyor. 1 haftalık ATM’nin (başabaş opsiyon) ima ettiği oynaklık %5,97, 1 aylık oynaklık %6,49 ve 1 yıllık oynaklık %6,96 seviyesinde bulunuyor. Bu görünüm, yakın vadede belirgin bir oynaklık riskinin olmadığını buna karşılık daha uzun vadeli belirsizliklerin önemini koruduğunu gösteriyor. ATM bölgesine kıyasla uç delta bölgelerinde volatilitenin yükselmesi, büyük fiyat hareketlerine karşı koruma sağlayan opsiyonların daha yüksek volatiliteyle fiyatlandığını gösteriyor.

Makbule Deniz diğer köşe yazıları