Trump etkisi BTC’ye düşüş getirdi!

Yayınlama: 15.02.2026 20:40:00 Güncelleme: 15.02.2026 20:43:44

Ocak ayını kapatmaya hazırlanırken gündeme aldığımız başlıklara şöyle bir dönüp baktığımızda cümlelerin hep Trump ile başladığını görüyoruz. Trump’ın Davos konuşması, Trump’ın Powell eleştirileri, Trump’ın Grönland ısrarları, Trump tarifeleri, Trump’ın İran açıklamaları… Hal böyle olunca hem sıcak başlıklar havada uçuyor hem de piyasa makroekonomik verilerden çok bu açıklamalara dikkat ediyor. Ben bu yazıyı yazarken Fed faizi sabit bıraktı ve BTC psikolojik sınır 88 bin doların altını gördü. Gelin son gelişmeleri Kripto Para Uzmanı Ozan Kara’nın değerlendirmeleriyle okuyalım.

Trump etkisi BTC’ye düşüş getirdi!

Bitcoin’deki bu düşüşü panik havasından ziyade piyasanın gerçeklik testi olarak okumak en doğru yaklaşım diyen Ozan Kara, fiyatlamayı şöyle analiz etti: “Bitcoin’in 88.000 dolar gibi psikolojik açıdan kritik bir kaleyi kaybetmesinin temelinde, Fed’in faizleri %3.50-3.75 aralığında sabit tutarak piyasaya ‘henüz gevşemiyoruz’ mesajı vermesi ve bunun yarattığı makroekonomik hayal kırıklığı yatıyor. Yatırımcı, jeopolitik risklerin ve savaş gerginliklerinin de artmasıyla rotayı Bitcoin’den, 5.600 dolarla tarihi rekor kıran altına çevirdi; yani dijital altından çıkıp kriz anlarının klasik sığınağı olan fiziksel altına koştular. ETF tarafında gördüğümüz çıkışlar da bu ‘riskten kaçış’ eğilimini doğruluyor. Buna karşın MicroStrategy’nin bu düşüşü bir indirim fırsatı olarak değerlendirip 118 milyon dolarlık alım yapması, ‘akıllı paranın’ uzun vadeli oyun planının değişmediğini, aksine iştahlı olduğunu gösteriyor. Eğer Bitcoin 80.000 dolar desteğini koruyabilirse, şu anki korku iklimi dağıldığında bu fiyatlar ‘keşke alsaydık’ denilen seviyeler olarak hatırlanabilir; sadece bu süreçte biraz daha sabırlı ve temkinli olmakta fayda var.”

BTC ve altın makası açıldı

Yeni yılın ilk haftalarında emtiada durdurulamaz bir yükseliş yaşandı. Altın ve gümüş başta olmak üzere birçok kıymetli metal rekor üstüne rekor kırdı. BTC ve altın arasındaki makas da iyice açıldı. Kara, “Bu durumu, yatırımcı psikolojisinin ‘eski alışkanlıklarına’ sert bir dönüşü olarak özetleyebilirim. Ocak ayında İran ve Venezuela eksenli jeopolitik gerilimler tırmanıp, üstüne bir de Fed faizleri indirmeme inadını sürdürünce, piyasa risk almaktan korktu ve yüzyıllardır bildiği en güvenli limana, yani altına koştu; bu da altının ons fiyatını 5.600 dolarla tarihi zirveye taşırken, Bitcoin’i bir riskli varlık gibi satış baskısı altında bıraktı. Fidelity gibi fonlar üzerinden satış yaparak nakde veya fiziksel altına geçiş yaptı, bu da iki varlık arasındaki korelasyonu negatife çevirdi. Ancak aradaki bu devasa makas, bence piyasanın bize verdiği en net ‘alım’ sinyallerinden biri olabilir. Şu an Bitcoin’in altına karşı değeri, 2016 yılındaki dip seviyelerine kadar gerilemiş durumda; hatırlarsınız o dönemden sonra devasa bir yükseliş döngüsü başlamıştı. Bu ayrışma sürdürülebilir değil; piyasadaki savaş korkusu ve Fed belirsizliği biraz olsun dağıldığında, Bitcoin’in bu ucuz kalmışlığı kapatmak için altına kıyasla çok daha agresif bir ‘yakalama rallisi’ (catch-up rally) yapmasını bekliyorum, bu yüzden bu boşluğu bir tehlike değil, sıkışan bir yay gibi görmek lazım.” dedi.

Kara, önümüzdeki ay için regülasyon meselesine dikkat çekerek ekledi: “Şubat ayı, teknik grafiklerden ziyade Washington’dan gelecek haberlerin ve regülasyon adımlarının piyasanın yönünü çizeceği bir ay olacak gibi görünüyor. Özellikle 2 Şubat tarihi ajandalarımızda kırmızıyla işaretlenmeli; çünkü Beyaz Saray’da bankacılık devleri ile Coinbase gibi kripto liderlerinin katılacağı çok kritik bir zirve var. Burada masadaki konu stablecoin’lerin geleceği ve faiz getirisi sunup sunamayacakları; buradan çıkacak sonuç veya ‘CLARITY Yasası üzerindeki uzlaşma çabaları’ ile ilgili sinyaller, piyasanın kurumsal tarafını doğrudan etkileyecektir. Ayrıca aynı gün Trump Media’nın token dağıtımı gibi spekülatif hareketlilik yaratacak olaylar da var. Bunun hemen ardından 11 Şubat’a dikkat kesilmeliyiz; hem ABD enflasyon verisi (CPI) açıklanacak hem de piyasanın merakla beklediği Aztec Protokolü’nün token lansmanı (TGE) gerçekleşebilir. Enflasyon verisi, Fed’in faiz inadının ne kadar haklı olduğunu bize gösterecek ve mart ayı için beklentiyi şekillendirecek. Yani şubat, hem yasal zeminin netleşmeye başlayacağı hem de yeni projelerle likiditenin test edileceği, oldukça hareketli ve ‘tamam mı devam mı’ niteliğinde bir ay olmaya aday.”

Yatırımcı nelere dikkat etmeli?

Kara: “Yatırımcının yapması gereken en önemli şey, ‘kahraman olmaya çalışmamak’ ve sermayeyi korumayı öncelik haline getirmektir. Bitcoin’in 80.000 dolar gibi kritik desteklere yaklaştığı şu günlerde, tüm bakiyeyle işlem açmak veya yüksek kaldıraç kullanmak büyük risk; bunun yerine kenarda her zaman biraz nakit tutarak olası panik satışlarını bir alım fırsatına çevirmek için sabırla beklemek en sağlıklı stratejidir. Ayrıca portföy çeşitlendirmesine her zamankinden daha fazla önem verilmeli. Altcoin tarafında seçici olmak şart; örneğin ocak ayında Bitget veya Ondo gibi projelerde yüklü kilit açılışları oldu, bu tür arz şoklarını takip etmeden yatırım yapmak üzücü sonuçlar doğurabilir. Piyasada Trump ve Powell arasındaki gerilim gibi gürültülerin yarattığı anlık fiyatlamalara kapılmadan, projesi sağlam, kurumsal ilgisi yüksek varlıklara odaklanmak ve belki de biraz altın gibi geleneksel limanlarla portföyü dengelemek, bu fırtınalı süreci hasarsız atlatmanın anahtarıdır.”