Emtiada “Güvenli Liman” Dönüşü

Yayınlama: 10.06.2026 15:05:00 Güncelleme: 10.06.2026 15:12:22

Fon yöneticileri emtiada son 25 yılın en agresif pozisyonlarından birini aldı. Petrol savaşı piyasada yeni enflasyon korkusu yarattı. Bakır, petrol ve tarım ürünlerinde arz sıkışması büyüyor. TD Economies’e göre emtia fiyatlarında yüksek bant dönemi başladı.

Emtiada “Güvenli Liman” Dönüşü

İran savaşıyla birlikte yükselen enerji fiyatları, emtia piyasalarını yeniden küresel yatırımcıların merkezine taşıdı. Küresel emtia pozisyonları 1999’dan bu yana en yüksek dördüncü seviyeye çıktı. Petrol, altın, bakır ve tarım ürünlerinde artan jeopolitik riskler; yatırımcıları yeniden “reel varlıklara” yönlendirirken, piyasada yeni bir arz şoku dönemi fiyatlanmaya başladı.

Bank of America’nın küresel fon yöneticileri anketi, yatırımcıların emtia piyasalarına güçlü şekilde yöneldiğini gösterdi. Mayısta fonların emtia ağırlığı net yüzde 31 “alım” seviyesine yükseldi. Bu oran nisanda yüzde 20 seviyesindeydi. BofA’ya göre yatırımcılar özellikle İran savaşı sonrası ikinci enflasyon dalgasından endişe ediyor. Ankete katılanların yüzde 40’ı piyasalar için en büyük riskin yeniden yükselen enflasyon olduğunu söyledi.

Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş tarım emtialarını da etkilerken, biyoyakıt talebi nedeniyle enerji ve tarım ürünleri arasındaki korelasyon güçlenmeye başladı.

TD Economies bu ortamda fiyat artışlarının süreceğini düşünüyor. Kanada merkezli kuruluşun analizine göre enerji, baz metaller ve tarım ürünlerinde arz tarafındaki sıkışma 2026 boyunca fiyatları yüksek tutabilir.

Enerji: Savaş primi yükseldi

TD Economies analizine göre küresel enerji piyasalarının ana belirleyicisi artık Ortadoğu’daki arz riski. Kurum, WTI petrol fiyatının 2026 boyunca ortalama 84 dolar seviyesinde kalacağını, kısa vadede ise 96 dolar bandının korunabileceğini öngörüyor.

Analizde, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların tarihin en büyük arz şoklarından birini yarattığı vurgulanırken, stratejik rezerv satışlarının yalnızca geçici rahatlama sağladığı belirtildi. Özellikle Asya’da jet yakıtı, dizel ve petrokimya sektörlerinde talep baskısının hissedilmeye başladığı kaydedildi.

Doğalgaz tarafında ise iki farklı piyasa oluşmuş durumda. ABD’de Henry Hub fiyatları görece sakin kalırken, Katar LNG arzındaki sorunlar Avrupa ve Asya piyasalarında fiyat baskısını artırıyor.

Baz metal: Bakır ve alüminyumda arz alarmı

Baz metaller tarafında dikkatler yeniden arz sıkışmasına çevrildi. TD Economies, bakır fiyatlarının 2026’da ortalama 5,91 dolar/libre seviyesinde kalmasını bekliyor.

Analize göre küresel büyümedeki zayıflığa rağmen yeni maden yatırımlarının yavaş ilerlemesi ve üretim kesintileri bakır piyasasını yapısal olarak dar tutuyor. Özellikle enerji dönüşümü ve şebeke yatırımları bakır talebini desteklemeye devam ediyor.

Alüminyumda ise Çin’in kapasite sınırları ve yüksek enerji maliyetleri fiyatların aşağı gelmesini zorlaştırıyor. Kurum, alüminyum piyasasında arz disiplininin sürdüğünü ve fiyatların güçlü kalabileceğini belirtiyor.

Altın: Frene yaptı ama destek sürüyor

Jeopolitik gerilimler altını desteklemeye devam etse de, yüksek faiz beklentileri yükselişi sınırlıyor. TD Economies, altının 2026’da ortalama 4.818 dolar/ons seviyesinde kalmasını bekliyor.

Merkez bankalarının güçlü alımları fiyatlar için önemli destek unsuru olmaya devam ederken, piyasa Fed’in sıkı para politikası nedeniyle temkinli davranıyor.

Gümüşte ise hem güvenli liman talebi hem de sanayi kullanımı nedeniyle daha sert fiyat hareketleri görülüyor. Uzmanlar, gümüşün altına paralel hareket edeceğini ancak daha oynak bir seyir izleyeceğini düşünüyor.

Tarım: Gübre riski fiyatları yukarı itiyor

Tarım emtialarında en önemli başlık gübre tedariki oldu. Küresel üre ve amonyak ticaretinin yüzde 30-40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden yapılması, piyasada yeni bir maliyet baskısı yaratıyor.

TD Economies, buğday fiyatlarının yıl sonuna doğru 6,50 dolar/kile seviyesine yükselebileceğini öngörüyor. ABD’de kötü hava koşulları ve kuraklık riski de fiyatları destekleyen diğer unsurlar arasında yer alıyor.

Şimdilik yüksek küresel stoklar sert fiyat sıçramalarını engellese de, uzmanlar enerji maliyetlerinin ve gübre krizinin 2027’ye doğru daha güçlü bir tarım enflasyonu yaratabileceği görüşünde.